İnsan kendisine yardımcı olmaya çalışan birine, hele de konu sağlıksa, hiç karşı çıkar mı? Hatta tartışmaz bile. Ben de öyle yaptım. Ama içimden yüzüne karşı söyledim, üzülmesin diye.
Olağan yıllık kontrol sonucu, son iki ayda vücuduma eklediğim “azıcık” fazlalık nedeniyle diyetisyene yönlendirildim, tüm kan değerlerim normal ve hatta hayırlı kolestrolümün hallice ve ülkemiz standardlarının üzerinde olmasına rağmen.
Beslenme şeklim diyetisyeni hayrete ve dehşete düşürdü: “aaa sadece zeytinyağı olmaz, hem de 22 yıldır” dedi; bir de sadece sızma olduğunu duysa beni oracıkta görünmez yapardı herhalde. Halbuki ben arada sırada tereyağı da tüketiyoruz dedim. Ama kendisi beni ikna etmeye çalışarak dedi ki: “başka yağları da yemek lazım, hatta karıştırın zeytinyağıyla: mesela ayçiçek yağı, mısırözü yağı (gdo’lu mu bilip bilmeden), fındık yağı (hangi fındıklardan acaba, fındık pahalı yağı ucuz nasıl olduğunu anlamadan), kanola yağı (kolzanın gdo üssünden çıkmış haliyken) dedi. Hani iki ayrı cinsin eşleştirilmesi gibi birşeyin içine karıştırıp sağlık fışkırıyor diye her an kafamıza kafamıza vurulan yağ gibi. Ben tüm gücümle, olağan gülümsememle ve elbette saygıyla dinledim.
Sadece “azıcık” yükümün bu dönemde kendimi hayatımın kötülüğünden kurtarmak için yaptığım yüzde yüz dumansız hava tercihimden kaynaklanan yer fıstığı ikamesine bağlı olduğu konusunda anlaştık ama.
İçimden de dedim ki: Bu zeytinyağı dediğimiz şey sizin önerdiğiniz rafine yağlara hiç ama hiç benzemez, kendisi doğal meyve suyudur sıkılır ve şişeye doldurulur. Yüzyıllardır beslenmek ve güzelleşmek için kullanılır. İyisi insana ihanet etmez. Zeytin bölgelerinde zeytin ağacının gölgesinde yaşayan insanlar, şimdilerde zeytinyağlı birşeyler yapmanın bir keşif olduğunu sananlara hayretle bakarlar farklı bir dili konuşuyorlarmış gibi. Çünkü oralarda baklavayı bile sızmalı yersiniz. Yaralarınıza “çiğ yağ” dedikleri daha zeytin sıkıma girmeden akan yağdan sürerler. Yanmayan, kaplarına sıvanmayan kızartmalar yaparlar. Sabun yapar, insanın içine işleyen kokular yayarlar.
Daha ne güzellikleri, lezzetleri vardır bir bilseniz.....
Salata
.JPG)
Mantar: Kendi suyunu bırakıp çektirerek sote edilmiş
Hindi: Beyaz tarafından haşlanıp didiklenmiş
Kuru domates: Yazın kuruttuğum ve biraz ılık suda bekletip ufak ufak doğradığım
Kuru biber: Ufak doğradığım ve yazın kuruttuğum sivri biberler. Bunları sızmada biraz kızarttım.
Ceviz: İri doğranmış
Taze soğan: İnce kıyılmış
Kuru fesleğen: Yazın kuruttuğum
SOS: Biberleri kızarttığım sızma, nar ekşisi, az bal, az limon suyu, tuz, kara biber, kırmızı pul biber, fiske tarçın, zerdeçal.