17 Haziran 2010

Kurabiye

Hayatının bulunduğu andan sonrası için karar verirken insan tek başınaymış gibi mi davranmalı? Yoksa yaşayacağı her türlü çağrışımı göz ardı ederek öncelikli kişi ya da kişilere göre mi almalı kararlarını? Ama onları öne çıkararak seçim yaptığımızda da zarar vermiyor muyuz onlara? Bilmek o kadar zor ki. Her iki durumu da yaşayabilmek lazım anlamak için.
Ama bir yolu seçiyoruz ve o neyi getiriyorsa, bizim ve diğerlerinin de ekledikleriyle yaşıyoruz o seçim anını. Hatta bazen o kadar kapanıyoruz ki neyi neden seçtiğimizi bile hatırlamaz oluyoruz; taa ki çağrışımlar aklımıza ve kalbimize çarpıncaya kadar. O çarpma anından kaçış yok. Bazen zaman, her şey duruyor, etrafımızı en çarpıcı görüntü sarıyor. Bazen de iyi ki bunları yaşamışım dedirtiyor.
Belki de çağrıştıranları yaşamayı öğrenmeli insan o anda, çağrıştırdıklarını değil.
Tıpkı bol zencefilli ılık bir kurabiye yer gibi.

Kurabiye
90 gr tereyağı (eritilip soğutulmuş)
1 yumurta
90 gr yoğurt
200 gr toz şeker
1 paket kabartma tozu
3 tatlı kaşığı tepeleme zencefil
450 gr un

İyice yoğurup, şekil verip biraz buzdolabında dinlendirdikten sonra üzerine ceviz koyup 180 derecede pişirdim.


6 yorum:

Hülya dedi ki...

Yanında bir bardak soğuk limonata ile ne de güzel gider bu sıcak yaz akşamında....

Ayazma dedi ki...

Betülcüm,
Yazının üstünde kocaman beyaz bir kutucuk görünüyor. Yazının tümünü okuyamadım. Kurabiye aynı anneannemin yaptığı kurabiyelere benziyor.Ellerine sağlık. Sevgilerimle.. :)

Tijen dedi ki...

Doğarken ve ölürken yalnız olduğumuza göre sanki kendisi için karar vermesi gerekiyormuş gibi geliyor ama aile sahibi olunca zor tabii... Özledim seni Betül kadın!

Mutfak Havlusu dedi ki...

Betül abla'cığım selamlar londondan..İyisindir inşAllah,malum bir müddolmayacağım inşAllah senin hirçbir marifetini kaçırmam..

Betül dedi ki...

Teşekkürler.

nilay dedi ki...

Tek doğduk tek öleceğiz ama ne mümkün sadece kendin için karar verebilmek . Bizim gibi Türk kadını ve bir anne için zaten pek de içimize sinmez

Öpüldün kocaman

Google