09 Mart 2010

Ekmek

Yarım asır ve ilave bir yıl daha. Ne öğretti dersem elbette çok şey. Bu öğrendiklerimden en doğrusu ve geçerlisi hangisi ya da hangileri dersem: Daha hayata sadece sırıtarak baktığım ve merakla dolandığım sıralarda bir arkadaşımın söylediği şey: Kimseye hakettiğinden fazla değer verme. Çok doğruymuş. Çünkü alışkanlık yapıyor verilende ve içimizden çıkan o özel davranış paspasa dönüşüyor birden. Yanımızda olduğunu sandıklarımızın aslında sadece kendi alemlerine çivilenmiş olduklarını ve sadece bu aleme katkı yaptıklarını görüyoruz. Sonuç içimizde oluşan yalnızlık adında kocaman bir boşluk oluyor. Sonra? Sonrası, Cemal Süreya misali “.......ben hangi şehirdeysem yalnızlığın başkenti orası” oluyor.


Ekmek


1 yumurta sarısı
250 ml süt
50 ml zeytinyağı
1 tatlı kaşığı bal
120 gr ufalanmış beyaz peynir
450 gr tam buğday unu
2 tatlı kaşığı kuru maya
Tüm malzemeler hazneye önce sıvılar sonra katılar olmak üzere konulup, yalnızlığa eşlik etmesi için makinenin tıkırtısıyla uzun uzuun pişiriliyor.

10 yorum:

SİBEL'İN TARİF DEFTERİ dedi ki...

Bu benim tadına bakma şerefine eriştiğim ekmek mi yoksa:-)) hmmm nefis nefis...

Betül dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Baharcicegi dedi ki...

Cok dogru söylemis arkadasin ama biz sevince dost olunca tam seviyor güveniyoruz
Ekmegin ne güzel kabarmis makinadami yaptin
ellerine saglik

hayatcemresi dedi ki...

Peygamberimizin bu konudaki şu tavsiyesi çok manidar:
"sevdiğini ölçülü sev gün gelir düşmanın olabilir,sevmediğinde de ölçülü ol,gün gelir dostun olabilir."
O(s.a.v)nasıl söylediyse öyle doğrudur.
Hayırlı cumalar kardeşim.

Mutfak Havlusu dedi ki...

Hal-i pür melalime cümleler ile açıklama getirmişsin..
Birşey demiyeceğim bu bana yetti!

Mutfak Havlusu dedi ki...

Bu arada biliyorsun ekmek lezzetini nasıl verir:)
ellerine sağlık..

Tijen dedi ki...

Betül'cüğüm,
Bu aralar oturup bir sohbet etsek diyorum.
Güzel olmaz mıydı?

Betül dedi ki...

üzel yorumlarınız için teşekkür ederim.

nalan dedi ki...

ne güzel şeker yerine bal.
hem de beyaz peynirli ekmek.
mımmm :)

Asiye dedi ki...

Hani, yalnızlık ürkütücü gelir çoğu insana, sürekli kalabalığa karışmak ister, hep birileri olmalıdır yanında; kendi sesini duymaktan korkar. Bilirim, delilik derler; ama kendimle konuşurum her zaman, kavgalarım kansız bitmez. Kazandığım her savaşın ödülü, kendimle çıktığım bir yolculuktur. Kimi zaman bir deniz kenarında martılarla bölüşürüm simidimi, tek kişiliktir masam; kimi zaman evden dışarı atarım kendimi, ayaklarım nereye götürecek bilmem. Kaybettiğimde, daha derinlerde olduğunu düşünürüm nedenlerin, yanıtların; sırra kadem basarım; YALNIZLIĞA ALIŞAMAZSIN!

Sevgiler canım...
Ben de sık sık kendime yolculuğa çıkarım, kendimle konuşurum sık sık. Büyük şairler hep yalnız değilmidir? Özdemir Asaf, Orhan Veli, Necip Fazıl Kısakürek, Atilla İlhan

Yalnız kaldınız sanırsınız,
Biliyorum.
Yalnız bırakılmışsınız,
Biliyorum.
Ötesi yok.
özdemir Asaf

Bu gece dağ başları kadar yalnızım...
Atilla İlhan

Bir başkası mı bizi kurtarır yalnızlığımızdan? Yoksa insan ancak kendi kendini mi çıkartabilir o karanlık çukurdan. Leş kovalayan, av arayan yırtıcı bir kuş gibi yukarılardan hep bize bakar da, boşluğumuzu mu arar yalnızlık? Yoksa bütün kapıları pencereleri kapatsak da mutlaka, iğne deliği kadar bir boşluk bulup girecek olan kabayel midir... Kabayel iğne deliği kadar bir boşluk bulur kendine, oradan mutlaka girer de arazlı, kemiklerini sızlatır insanın; öyle derler. Zaten kapımızı penceremizi kapatmaktır biraz da yalnızlık öyle değil mi…

Google