12 Mart 2008

Bir öykü ve diyet kurabiye



Biraz kısaltarak aktardım.

"Martha’nın Sırrı

Ben, mutfağa her girdiğinde huzursuz oluyordu. Buna neden olan, Martha’nın fırının üzerindeki rafa koyduğu kaptı. Martha sürekli olarak el sürmemesini istemeseydi, o kabı fark etmezdi belki de. Kabın içinde annesinin çok özel bir “baharat”ı olduğunu söylemiş ve biterse bir daha bulamayacağından ve biri kabı oradan indirmeye kalkarsa kazara elinden düşürüp, hepsini ziyan edeceğinden kaygılandığını dile getirmişti. ....... o kadar eskiydi ki, üzerindeki sarı ve altın yaldızlı çiçekler solmuştu bile. Saplarının ve kapağının tutacak yerinin kullanılmaktan boyası aşınmıştı. Çünkü oralardan sadece Martha değil, annesi ve büyükannesi de tutmuştu. “........”.Ben’in bildiği tek şey, evlendikten kısa bir süre sonra annesinin bu kabı Martha’ya getirip, aynı baharatı kullanmasını söylemesiydi. Martha bunu aynen yerine getirdi. Ben, Martha’nın kabı raftan indirip, azıcık gizemli “baharat”tan kullanmadan yemek yaptığına hiç tanık olmadı. Kek, kurabiye ya da çörek yaptığı zaman bile “baharat”ı muhakkak kullanıyordu. Kaptaki baharat her ne idiyse, işe yarıyordu, çünkü Ben’e göre Martha dünyanın en iyi aşçısıydı. ......... şu gizemli “baharat” neye benziyordu? O kadar ince bir tozdu ki, Martha baharatı kullandığı zaman, nasıl bir şey olduğunu anlamak bir türlü mümkün olmuyordu. “.........” Martha nasıl becerdiyse becerdi, 30 yıllık evlilikleri boyunca o baharatı kullandı ve her yemeği ağızlara layık oldu. Artık Ben, hiç değilse bir kez kabın içine bakmak istiyor, ama bunu bir türlü yapamıyordu. Sonra, günün birinde Martha hastalandı. ....... ve geceyi hastanede geçirmek zorunda kaldı. Ben, eve döndüğünde kendini çok yalnız hissetti. “........” Yemek vakti yaklaşınca, ne yapacağını bilemedi. Martha yemek pişirmeyi o kadar severdi ki, hiç yemek pişirmeyi öğrenmek gibi bir gereksinim duymamıştı. Buzdolabında neler olduğuna bakmak üzere mutfağa girer girmez, raftaki kap gözüne takıldı. “.........” Ben, gözlerini kaçırdı kaptan ve tezgâhın üzerindeki kek kabının kapağını kaldırdı. Ohh.... Martha’nın o güzel keklerinden birinin yarısı olduğu gibi duruyordu. Hemen büyük bir dilim kesti, mutfak masasına oturdu ve kekini yemeğe başladı, ama gözü yine raftaki kaba kaymıştı. “.........” Gözleri kabın üzerinde, kekinden beş lokma daha ısırdı ve sonunda duyduğu meraka daha fazla karşı koyamadı. Masadan kalktı ve dikkatle kabı raftan indirdi – içine bakarken bir fiskesini bile ziyan etmekten korkarak. Kabı mutfak tezgâhının üzerine koydu ve dikkatle kapağı açtı. “.........” Kabın içine baktığında, Ben’in gözleri faltaşı gibi açıldı – kap bomboştu... sadece dibinde katlanmış bir kâğıt parçası duruyordu. “.........” İçinde kısacık bir not vardı, Ben, hemen Martha’nın annesinin el yazısını tanıdı. “Martha – Pişirdiğin her şeye sevgi katmayı unutma.” Ben, yutkundu, notu yerine koydu, kabı rafa kaldırdı ve sessizce kekinin kalanını yedi. Ve o zaman kekin neden o kadar lezzetli olduğunu anladı.
{Tavuk Suyuna Çorba / Kadınların Yüreğini Isıtacak Öyküler - Dot Abraham (Reminisce Dergisi)}"

DİYET KURABİYE
Malzeme:
250 gr kepekli un
50 gr esmer şeker
1 yumurta
1 paket kabartma tozu
60 ml zeytinyağı
60 ml yarım yağlı süt
40 gr damla çikolata


Hepsini karıştırdım ve 180 derecede pişirdim. Az şekerli ve yumuşak bir kurabiye oldu. 20 kurabiye çıktı.
Internetten ve kullandığım malzemelerin paketlerinin üzerindeki kalori değerlerinden de bir hesaplama yaptım. Bu hesaba göre bir kurabiyede 90 kalori var.

14 yorum:

Fulya dedi ki...

Hikayeye bayıldım.Bir solukta okudum.Kurabiyende hikayende çok güzeldi.Eline sağlık.

pastacity dedi ki...

öykü içinde kurabiyeler içinde teşekkürler. diyetimin zorlu dönemecinde denesem bunları ne güzel olur . kaç kaloridir acaba ?

pastacity dedi ki...

Betülcüğüm benim pek kilo fazlam yok aslında sadece yaza hazırlık yapıyorum. zaten bu gece çikolatalı gofret ve bilumum çikolata yiyerek biraz bozdum diyeti. ankarada ostimde pasta malzemeleri satan yerlerden alabilirsin canım birde kahve dünyasından bahçelievlerde. bind'de de var ama ufak tabi onlar.

http://ballkabak.blogspot.com/ dedi ki...

Hikaye çok hoş kurabiyelerde ellerine sağlık

zerrin - misss dedi ki...

canım betül, benimde okuduğumda çok beğendiğim bir öyküydü.. :))

Bu diyet kurabiyelere gelelim. Dİyetse koca bir tepsi yenilebilir gibi geliyor bana haksızmıyım :))

Ellerine sağlık betülüm. enfes olmuş bunnar.

sıcacık sevgiler.
www.misssgibi.com

Cafe Nino dedi ki...

yazıda kurabiyelerde cok guzel.Ama neden kabın kenerleri okadar yıpranmış peki?:)

pastacirapunsel dedi ki...

Bu öyküyü ilk okuduğumda işin özü aslında bu demiştim:)
Kurabiyeler ise enfess ve az kalorili:))

Ellerine sağlık,

Sımsıcak sevgiler...

ezginin mutfağı dedi ki...

canım harika bir tarif olmuş.ellerine saglık kocaman sevgiler

disal dedi ki...

hikaye çok güzeldi canım....yalnız malzeme listesine eklemeyi unutmuşsun....

bir tutamda gizemli sevgi baharatı....

ellerine sağlık...diyet kurabiyeler harika.....

çok öpüyorum seni...

Betül dedi ki...

Teşekkürler arkadaşlar.

yesildomates dedi ki...

canı hikayeyi bir solukta okudum..arkadaşım bu kitabı bana şiddetle tavsiye ediyordu..bu hikayeyi okuduktan sonra mutlaka almayı düşünüyorum..

diyet kurabiyelerde harika olmuş..

ellerine sağlık..
öpüyorum..

Mutfak Havlusu dedi ki...

öykün sıcak
seni anımsatıyor,bundan öncede duymuştum ama okurken bu aklıma geldi bu sefer.


ne diyeti betül abla yaa ben o kadra çok acıkıyorumki bu ara haddi hesabı yok:)
bunlar diyet olsada olmasada kabulumdur:)

http://akasyakokusu.blogspot.com/ dedi ki...

merhaba güzelim hikaye ayrı güzel..diyet kurabiyede dahada bir güzel..tam benlik kafaya koydum bundan sonra diyet yapıcam:))))

sevda dedi ki...

Betülcüğüm,
buluşma yer ve saatini e mail ile gönderdim ama iletilememe sorunu verdi. birkaç kez gönderdim. ulaşmazsa haber verir misin. sevgiler

Google